Genel

Anarşist Yoldaş Erich Mühsam 85 Yıl Önce Bugün Faşistler Tarafından Katledildi

admin

Temmuz 10th, 2019

0 Comments

ErichMühsam

Anarşizmin tarihinin en sevilen isimlerinden devrimci anarşist Erich Mühsam, 1934 yılının 10 Temmuz gününde, tutsak edildiği Nazi toplama kamplarında vahşice katledildi. Ardında bıraktığı mücadele mirası bugün dünyanın dört bir yanında aynı inançla sürdürülmektedir. Onun anısına çeviri inisiyatifimiz tarafından çevrilen metni sizlerle paylaşıyoruz.
 
Devrimci Portreler – Erich Mühsam : Şair, Oyun Yazarı, Devrimci Anarşist
 
Erich Mühsam, 1878 yılında Berlin’de doğdu. Ailesi hali vakti oldukça yerinde Yahudi bir aileydi. Kısa bir süre sonra ailesi ile beraber, babasının eczacı olarak çalışacağı (aynı eczane hala orada çalışmaya devam etmektedir) Almanya’nın kuzeyindeki Luebeck’e taşındı.
 
Gönderildiği okuldan nefret ediyordu, bu okul otoriter bir disiplin ve fiziksel şiddet uygulamaktan çekinmemesiyle bilinirdi. Erich sürekli “doğuştan gelen asi tavrım neticesinde maruz kaldığım ancak dillendiremediğim şiddet” olarak tanımladığı bu durumdan dolayı okul yönetimiyle çatışıyordu.
 
1896’da Luebecker Volsboten isimli devrimci gazete için bir yazı kaleme aldı. Yazı, okulun en acımasız öğretmenlerinden birinin aleyhinde, imzasız yayınlanmıştı. Bu bir skandal yaratttı ve Erich sosyalist hareket içinde yer almaktan men edildi.
 
Küçük yaşlardan beri Erich, yazar ve şair olmak istiyordu ve bunu sürdürmek üzere Luebeck’i terk ederek 1900’de Berlin’e doğru yola çıktı. Devrmci düşüncelerle harmanlanmış ve komünal bir yaşamı deneyimleyen Neue Gemeninschaft (Yeni Toplum) adında bir gruba dahil oldu. Burada onu anarşist komünist fikirlerle tanıştıracak olan Gustav Landauer ile tanıştı. Mühsam daha sonraları Rusya zindanlarında korkunç koşullarda ölen arkadaşı Senna Hoy’un anarşist gazetesi Kampf’a katkıda bulundu.
 
Erich, 1904’de Monte Verina’nın (yazar Hermann Hesse, dans teorisyeni Laban, psikoterapist Otto Gross ve birçok Dadaist Dışavurumcu’nun zaman zaman yaşamış olduğu) sanatçı komününde yaşamak üzere İsviçre’de bulunan İtalyanların mahallesi Ascona’ya gitti.
 
Oyun yazmaya burada başladı, bunlardan ilki “The Con Men” yeni politik teoriyle geleneksel dramanın harmanlandığı biçimde kaleme alınmıştı. Ayrıca Alman otoritelerinin dikkatini çeken birçok anarşişt gazeteye yazmaya devam etti En tehlikeli anarşist propagandacılardan biri olarak görülüyordu.
 
1908’de Munih’e taşındı ve Cabaret (kabare) hareketinde yer aldı. Kabare şarkıları yazmakla çok uzun ilgilenmedi ama bu sayede birçok şey öğrendi.
 
1991’de anarşist komunizmi savunan “Kain” gazetesini kurdu. Alman devletini aşağılayıp alay etti, idam cezasına ve tiyatro sansürüne karşı savaştı, uluslarası meseleleri “kahin” gibi analiz etti. Öngördüğü dünya savaşı Kain’in askıya alınmasına neden oldu.
 
İlk başta Erich, savaşı alenen destekliyordu ama 1914’ün sonunda yanıldığını “muhtemelen hayatımın geri kalanında ideallerime ihanet etmenin günahını taşımak zorunda kalacağım” diyerek kabul etti. Kendini savaş karşıtı mücadelenin içerisine attı ve bir çok eylemde yer aldı. Patlak vermeye başlayan grevlere destek oldu. Grevler yayılıp devrimci bir nitelik kazanmaya başlıyordu. Erich, Nisan 1918’de tutuklanıp hapse gönderilenler arasındaydı, Kasım ayında serbest bırakıldı.
 
Kaiserin ve Bavyera kralı Ludwing’in .düşüşüyle Münih’te ayaklanma başladı. Mühsam ve Landauer, Ret Marut (daha sonraları romancı B. Traven olarak ismini duyuracak olan) gibi Bavyera Konsey Cumhuriyeti’nin kuruluşunda rol oynayacaktı. İşçi konseyinin kurulmasını isteyenler arasındaydı. Bu sadece bir hafta sürdü. Sosyal demokratlar, devrimden korkuya kapılıp sağcılarla ittifak kurdu. Sosyalist bakan Noske tarafından örgütlenen faşist bir milis birliği ve sağ kanadın askerleri ile öğrencilerinden oluşan “The Frekikorps” Konsey Cumhuriyeti’ne saldırdı. Landauer tüfeklerin ve tekmelerin altında, linç edilerek katledildi.
 
Mühsam buradan kurtuldu ancak daha sonra yakalanarak 15 yıllık esarete mahkum edildi. Hapishanede yazmaya devam etti, 1924’teki af ile serbest bırakıldı. Münih’e bir umutsuzluk içinde geri döndü. Almanya’daki Anarşist Komünist Federasyon’a (FKAD) katıldı. Kain gazetesini yeniden yayınlamaya başladı ancak birkaç sayı sonra kapatmak durumunda kaldı. Bundan sonra sosyalistlere ve sağcılara saldıran Fanal’i (Meşale) çıkartmaya başladı. Açıkça savunduğu devrimci ilkeleri ve yükselen sağı durdurmak için uyaran yazıları onu naziler ve diğer sağcılar arasında hedef haline getirdi.
 
Naziler ile alay etmek için hicivle bezeli kısa hikayeler ve şiirler yazdı. Bu Hitler ve Goebbels’in dikkatlerini hemen Mühsam’ın üzerine çekti. Nazilerin nefreti büyüyordu. 1928’de devrimci Max Hoelz’in serbest bırakılmasının heyecanıyla “Devletin Nedeni ve Sacco Vanzetti’nin Savunması” adlı oyununu yazdı.
 
1930’da radikal sağı durdurmak için tek yol olan toplumsal devrim ile güç erkine son vermeye çağıran son oyunu olan Alle Wetter’i (Hepsi Asıldı) tamamladı.
 
1933’te “Van der Lubble” ateşe verildikten bir kaç saat sonra Mühsam tutuklandı ve hayatının son 17 ayını Sonnenburg,Brandenburg ve Oranienburg’daki toplama kamplarında geçirdi. Dişleri dipçik darbeleriyle kırıldı, kafatası kızgın demir ve gamalı haçla dağlandı, hastaneye kaldırıldı. İdamı ile alay etmek için kendi mezarını kazmaya zorlandı, bedeni çürükler ve yaralarla kaplıydı. İşkencecileri nazi şarkısı söylemesi için onu zorlamaya çalıştı. Bütün bu saldırıara karşı kahramanca direndi ve enternasyonel marşını söyledi. Augustin Souchy “İradesi onu aşağılamaya çalışan bütün girişimlere direndi” diyordu.
 
Bütün işkencelere rağmen Eric son ana kadar uzlaşmadan kahramanca direnişini sürdürdü. 9 Temmuz 1934’de işkence gördüğü gecelerden birinde katledildi. İşkenceden sonra Stormtropeer lideri öldürücü bir iğne yaptı ve sahte bir intihar sahnesi tezgahladı.
 
Alıntılandığı yayın: “Örgütlenin: Devrimci Anarşizm için- Anarşist Federasyon Dergisi- Sonbahar/Kış 2006, Sayı 67″
 
Çeviri: Ahmet Soykarcı
Be Sociable, Share!

Comments are closed.